| Yasin Suresinin Fazileti |
Enes (Radıyallahu Anh)'den rivayetle Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ki, herşeyin bir kalbi vardır. Kur'an'ın kalbi de Yasin'dir. Kim, Yasin'i okursa Allah-u Zülcelal, Yasin'i okuması sebebiyle on defa Kur'an'ı okuma sevabı yazar." (Tirmizi) |
|
| Haşr Suresinin Fazileti |
“Kim sabahleyin üç defa: Diyerek Haşr suresinin sonundan üç ayet okursa Allah-u Zülcelal onun için yetmiş bin melek vazifelendirir. Akşama kadar ona dua ederler. O gün ölürse şehid olarak ölür. Akşamleyin bunu yapan da aynı derecededir." (Tirmizi, İmam el-Bağavi) |
|
| 'lâ ilâhe illallah-u vahdehû lâ şerîke lehu' demenin fazileti |
Ebu Eyyub (Radıyallahu Anh)'den rivayetle Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Kim, on defa 'lâ ilâhe illallah-u vahdehû lâ şerîke lehu, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ kül-li şey'in kadîr' -Allah'dan başka hiçbir ilah yoktur. O tektir, eşi yoktur, mülk O'nun dur. Hamd O'na mahsustur ve O'nun her şeye gücü yeter” derse İsmail Peygamberin neslinden dört köleyi hürriyetine kavuşturmuş gibi sevap alır." (Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai) |
|
Kendimizi Beğenmek Hastalığı  |
“Hani (o gün) çokluğunuz sizi böbürlendirmişti; fakat size hiçbir fayda sağlamamıştı.” (Tevbe; 25) Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Siz hiç günah işlemeseniz bile, ben sizin için onun daha büyüğünden korkarım. O da ucb’dur, ucb’dur.” (Rezin) |
|
| Benim Sonum Ne Olacak? |
Şeytanın belini kıran en büyük şey, insanın: "Acaba benim sonum ne olacak?" diye düşünmesidir. Yani: "Sekarat esnasında benim halim ne olacak? Acaba dünyadan imanlı olarak mı, yoksa imansız olarak mı ayrılacağım?" diye düşünmek, lain şeytanın belini kıran en büyük haldir. Çünkü böyle bir düşüncenin sahibi, daima Allah-u Zülcelal'in rızasını kazanmak için gayret eder. |
|
Fazla Yemek Bir Şehvettir ve Zararlıdır  |
Yemek şehvetinin zararlarından bazıları şunlardır: a-Allah korkusu kalpden gider. b-Mahlukata karşı merhamet duygusu kalbinden çıkar. c-Fazla yemek insana bir ağırlık vererek, taat ve ibadetine mani olur. d-Hikmetli sözleri duysa da, kalbi yumuşamaz. e-Kendisi hikmetli sözleri konuşsa da, başkalarına tesir etmez. |
|
Hased; Kıskançlık  |
“Münafıklar, elinizdeki nimetin zeval bulmasından ve sıkıntı çekmenizden hoşlanırlar. Size karşı duydukları buğz ağızlarından (sözlerinden) bellidir. Kalplerinde gizledikleri buğz ise daha büyüktür.” (Al-i İmran; 118) Hz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Hased, ateşin odunu yaktığı gibi, sevap ve iyilikleri yakar.” (Buhari) |
|
Mümin Cennete Girmek İçin Ne Yapmalı  |
Allahu Zülcelâl, ayeti kerimede şöyle buyurmuştur: “İman edip salih amel işleyenler ve Rablerine karşı edepli olanlar, güvenen ve itaat edenler var ya, işte bunlar da cennet ehlidirler. Onlar orada ebedi kalırlar.” (Hud; 23) |
|
Biraz Düşünelim Neleri Kaçırdık  |
Eğer biraz derin olarak düşünecek olursak, Allahu Zülcelâl’in bize ne kadar çok fırsatlar verdiğini ve bu fırsatları elimizden nasıl bir bir kaçırdığımızı görürüz. Hatta elimize verilen fırsatları kullanmayışımızın, ilerde bize ne büyük zararlar vereceğini de anlayabiliriz. Örneğin; elinde keser bulunan bir marangoz düşülenim. |
|
Günahlarımıza Ağlamalıyız  |
Dil, görünüş itibarı ile bir et parçasıdır. Ama vücuttaki bütün azalar aslında dilin tasarrufu altındadır. Onun için denilmiştir ki: Her sabah, bütün azalar dile şöyle hitap ederler: “Ey dil; Allahu Zülcelal’den kork ve O’nun Resulünden utan. Önüne her geleni söyleyip de bizi mihnet, meşakkat ve azaba atma. Daima Allahu Zülcelal’e ve O’nun kullarına karşı doğru ol. Sen doğru olursan, biz de doğru oluruz. Eğer doğru olmazsan, sen de bizimle beraber ateşte yanarsın.” |
|
|
Tasavvuf Ehline Yakın Olun  |
Haris el-Muhasibi (rahmetullahi aleyh) , tasavvuf ehli, büyük bir zattır. Bir gün onun hakkında Ahmed bin Hanbel (rahmetullahi aleyh) ’e şöyle dediler: — Haris el-Muhasibi tasavvuf ile alakalı mevzulardan bahsediyor. Bunlara ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerden delil getiriyor. Onu dinlemek istemez misin? |
|
Rasulullah (sav) a Yakın Olacaklar Kimlerdir  |
Seyyid Abdullah Hasan (rahmetullahi aleyh) şöyle anlatmıştır: “Bir gün ceddim, Hz. Peygamber (sav) ’i rüyamda gördüm: - Ya Resulellah! Kıyamet gününde sana en yakın olan kimdir? diye sordum.
Buyurdu ki: - Dünyayı arkasına atan, ahireti daima iki gözünün önünde tutan ve günahlarından tertemiz olarak huzura gelendir. Ahiret daima gözümüzün önünde olursa sürekli hayırlı ameller yaparız. Kendimizi günahlardan muhafaza ederiz. |
|
Esmaül Hüsna: Er-Rahim  |
Rahim : Acıyıcı demektir. Cenab-ı Hak buyuruyor: "O Rahmân'dır ve Rahim'dir" (1) "O, öyle Allah'tır ki, O'ndan başka tanrı yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, esirgeyendir, bağışlayandır." (2) |
|
Tevazu Kibrin Zıddıdır  |
“Rahmanın kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler.” (Furkan; 63) Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Ne mutlu o kimseye ki, zillet derecesine vardırmadan tevazu gösterir. Helal yollardan kazandığı malını hayırda sarfeder. Düşkün ve miskinlere merhamet eder. İlim ve hikmet sahipleriyle oturup kalkar.” (Taberani, Bezzar)
Tevazu, kibrin zıddı ve karşıtı olan bir huydur. Bu sebeple kibir ne kadar kötü ise tevazu da o kadar iyidir. Kibir firavunların huyu, tevazu ise peygamberlerin ve salihlerin ahlakıdır. |
|
İki Kısım Tevazu Vardır  |
Birincisi: Kulun, Allah-u Zülcelal’in emir ve nehylerine boyun eğmesidir. Çünkü nefs rahat etme arzusu ile Allah-u Zülcelal’in emirlerinden yüz çevirir ve nehylerine meyleder. Bu durumda insanın Allah-u Zülcelal’in emir ve nehylerinin karşısında nefsine boyun eğdirmesi, tevazudur. |
|
Hilm; Yumuşak Huyluluk  |
“İyilik yapmakla kötülük yapmak bir değildir. Sen kötülüğü en iyi şekilde def et. O zaman görürsün ki, seninle arasında husumet bulunan kimse sıcak bir dost gibi olmuştur.” (Fussilet; 34) Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Bir kimse de üç fazilet yoksa o boştur. Bu faziletler; sahibini günahlardan koruyan takva, kavgalardan koruyan hilm ve muamelelerde gösterilen güzel ahlaktır.” (Taberani, Ebu Nuaym) |
|
Öfke; Kızgınlık  |
“Allah’tan korkanlar, öfkelerini yenenler ve insanların kusurlarını affedenlerdir. Allah da iyilik yapanları sever.” (Al-i İmran; 194) Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Her kim öfkesini yenerse, Allah o kimseden azabını men eder. Her kim Rabbine istiğfar ederse Allah onun istiğfarını kabul eder. Her kim dilini kötü söylemekten muhafaza ederse Allah o kimsenin ayıplarını örter.” (Beyhaki) |
|
Kin; Kalbin Huzurunu Bozar  |
“Sizden (dinde) fazilet ve (dünyada) servet sahibi olanlar akrabalarına, yoksullara, Allah yolunda hicret edenlere vermelerinde kusur etmesin (ler). Affetsinler, (ve onların hatalarına) aldırış etmesin (ler). Allah’ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah çok bağışlayıcı ve çok esirgeyicidir." (Nur; 22) |
|
| Nefsi Tanımak Görevdir |
Herkes için nefsini tanımak mühim bir görevdir. Çünkü nefsini bilen Rabbini bilir. Yani bir kimse nefsin zilletini, güçsüzlüğünü ve yok olacağını bilse, Rabbini izzet, kudret ve beka ile bilecektir. Nefsini tanımayan Rabbini fazla tanımaz. Onun için akıllı kimsenin nefsini tanıması için kollarını sıvaması ve gevşeklik yapmaması gerekir. İnsanın en büyük düşmanı nefsidir. Daha sonra kötü arkadaş ve şeytan gelir. Kötü arkadaş ve şeytan de nefse tesir ederek insana zarar vermeye çalışırlar. Onun için nefsin, emmarelikten temizlenmesi gerekir. Çünkü nefs, daima Allah-u Zülcelal’e isyan etmek ister. |
|
|