SİTE YENİLEME DUYURUSU  |
www.konyevi.net adresinden yayın yapan sitemizde oluşan teknik arızalar nedeniyle yayınımızda aksaklıklar meydana gelmiştir. Tamamen yayıncı firmadan kaynaklanan veri kayıpları yaşanmış ve bir süreliğine sitemiz yayınında bağlantı hataları yaşanmıştır. Bu aksaklıklardan dolayı, sizlerden özür dileriz. |
|
Üç Aylar ve Regaib Kandiliniz Kutlu Olsun  |
Üç aylar ve Regaib Kandiline ulaşmış olmamız vesilesiyle bu kıymetli zaman diliminin hakkınızda hayırlara vesile olmasını diliyor, tüm Site ziyaretçilerimiz başta olmak üzere İslam dünyasının Kandillerini kutluyoruz. |
|
| Zikrin Mükafatı |
Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "Onlar: "Bize verdiği sözde sadık olan ve bizi, dilediğimiz yerinde oturacağımız bu cennet yurduna vâris kılan Allah'a hamdolsun. İyi amelde bulunanların mükâfatı ne güzelmiş!" derler." (Zümer; 74) |
|
| Dua Etmenin Fazileti |
Dua, her insan için bir sığınaktır. Dua, ihtiyacın anahtarıdır. Allah-u Zülcelal, kullarının kendisine dua etmelerini, ihtiyaçlarını arzetmelerini çok sevmektedir. Onun için bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "Bana dua edin, kabul edeyim."(Mü'min; 60) |
|
| La Havle Vela Kuvvete İlla Billah Demek |
Ebu Musa (R.A) Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in kendisine: "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah" (Güç ve kuvvet ancak Allah'tandır.) de. Çünkü o, cennet hazinelerinden bir hazinedir." buyurduğunu rivayet etti. (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, İbn Mace) |
|
| Müminlerin Birbirlerini Sevmeleri |
Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur : “Mü’minler ancak kardeştirler.” (Hucurat; 10) Hz. Peygamber (S.A.V) bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur : “Nefsimi kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız.” (Tirmizi) |
|
| Nakşi Yolunun Altın Prensipleri |
Abdulhalık-ı Gücdevani bugün bu yolun altın prensipleri diye bilinen on bir temel düsturu ortaya koymuştur. Bu prensiplerin esası: "Kalbe gelip onu meşgul eden herşeyi oradan çıkarıp atmak ve onu daima Allah-u Teala ile meşgul hale getirmek" tir. Bu yolun on bir temel düsturu şunlardır; |
|
| Salavat Getirmenin Fazileti |
Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:“Şüphesiz Allah ve melekleri, peygamberine salat ederler. Ey İman edenler! Siz de O’na salat edin; tam bir teslimiyetle selam verin.” (Ahzab; 56) |
|
| Cennetlikler Cemalullahı Göreceklerdir |
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Cennetlikler cennete ve cehennemliklerde cehenneme girince cennetliklere şöyle seslenilir: “Ey cennetlikler, Allah-u Teala size bir şey vaad etmişti. Şimdi onu gerçekleştirmek istiyor.” Cennetlikler bu çağrıya şöyle karşılık verirler: “O vaad bedir ki? Allah-u Teala bizim amellerimizin sevap kefesini baskın kılarak, yüzlerimizi ağartmadı mı? |
|
Allah'ın Rahmeti Herkesi Kuşatmıştır  |
Allah'ın kulları üzerindeki rahmeti, inkar edenleri hidayet yoluna çeşitli şekillerde çağırmasında da görülmektedir. Onlar iman etmemekte ne kadar direnirlerse dirensinler Rabbimiz elçileriyle, birer hidayet rehberi olan İlahi kitaplarıyla onları sürekli doğru yola çağırmaktadır. Elçilerin tebliğine uymayan kavimleri "belki dönerler" diye çeşitli sıkıntı ve zorluklarla denemektedir. Ayetlerde bildirilen "dünyada azap, dayanılmaz zorluk, sıkıntı, kuraklık, ürün kıtlığı" Rabbimiz'in hidayet yolunu bulamamış kullarına olan şefkatinin, merhametinin çok güzel bir tecellisidir. |
|
|
Ashab-ı Kehf'in Hicreti  |
Batıl düzenler, gerçekten Hakk'a inananlara hayat hakki tanımak istemezler. Onlar gerektiğinde bütün zulüm mekanizmalarını inananların aleyhine çalıştırmaktan geri durmazlar. Çünkü, yarasanın ışıktan ürktüğü gibi, onlar da inananların gerçekleri ve mutlak doğruları gözleri önüne sermeleri böylece kendi menfaatlerinin ortadan kalkmasından, ilahlık davalarının sahteliğinin ortaya çıkmasından, sömürü çarklarının durmasından endişelenirler, korkarlar. |
|
| Hz. Muaviye Kimdir? |
Hz. Muaviye sahabedir. Onun sahabe olduğunda şüphe yoktur. Hz. Muaviye, Hz. Peygamber (S.A.V)'den yüz altmış üç hadis rivayet etmiştir. O, bazı hadiseleri diğer sahabelerden rivayet ettiği gibi, diğer sahabelerde ondan hadis rivayet etmiştir. |
|
Allah Tevbeleri Kabul Edendir  |
İnsan gaflete düşebilen, unutan, yanılabilen, hata yapabilen bir varlıktır. Her an, pek çok konuda eksik düşünebilir, yanlış bir karar verebilir, hatalı bir tavır sergileyebilir. Bu nedenle de Allah'ın sonsuz şefkati ve merhameti insanlar için çok büyük bir lütuf, çok büyük bir nimettir. |
|
Habeşistan'a Hicret  |
İslâm’ın ilk yıllarında, sahabelerin önemli bir kısmına ve özellikle zayıf ve kimsesizlere, "Rabbiniz Allah’tır" demeleri nedeniyle şayisiz zulümler uygulanıyor, dinlerinden vazgeçirmeleri için onlara büyük baskılar yapılıyordu. Peygamber Efendimiz, sayıları yüzü bulan sahabeye Habeşistan’a hicret etmelerini tavsiye etti. Orada kendilerini himaye edecek iyi niyetli bir hükümdarın varlığından söz etti. Bunun üzerine Habeşistan’a iki defa hicret edildi. |
|
Hicretin Hükmü  |
Kur'ân'ın bir çok ayeti hicretten, hicretin gereğinden, hicret edenlerden ve etmeyenlerden... söz eder. Hicretin ne denli önemli olduğuna su ayetler gayet açık bir şekilde işaret etmektedir: "Öz nefislerinin zalimleri olarak canlarını alacağı kimselere melekler derler ki: "Ne iste idiniz?" Onlar: "Biz yeryüzünde dinin emirlerini uygulamaktan aciz kimseler idik" derler. |
|
Yapılan Hataların Hikmeti  |
Allah'ın bağışlayan sıfatı, Rabbimiz'in insanlara sunduğu en büyük nimetlerden ve kolaylıklardan biridir. İnsanın ümitsizliğe kapılıp yaptığı hatalardan sonra kendini bir daha toparlayamayacağını düşünmesi çirkin bir zandır. Allah'ın şefkatini, merhametini, bağışlayıcılığını göz ardı eden kişi kendi kendine zulmetmiş, aynı zamanda da Kuran ahlakının gereğini uygulamamış olur. |
|
Samimi Bir Şekilde Tevbe Etmek  |
Bir insan işlediği günahtan dolayı tevbe ettikten sonra da yeniden gaflete düşüp aynı günahı işleyebilir. Belki bu defalarca tekrarlanır. Ama son bir kez tevbe edip o günaha bir daha dönmediğinde, tevbesinin kabul edilmesini Allah'tan umabilir. |
|
Hicret Edenler ve Ecirleri  |
Allah (c.c) için yapılan her hareket, tavir ve söz'ün karsiliksiz kalmasi mümkün degildir. Allah için bulundugu yeri, bin bir zorluk altinda terk eden ve bununla İslâm’ı daha iyi yasamayı, Allah'a daha mükemmel bir şekilde kullukta bulunmayi amaçlayan bir kimsenin eli bos döndürülmesi düsünülemez. Allah (c.c) Kur'ân-i Kerîm'de, hicret edenlere müjdeler vermektedir: |
|
Kalbe Gelen Havatır 6 Çeşittir  |
Kalbi havatırdan korumağa; Nakşilikte Nigah-daşt adı verilir. Havatır ise; altı çeşittir. Bunlar; |
|
|