Red Purple Black

UHUD’A GÖMÜLEN YÜZ

304825_cloudsHz. Mus'ab (radıyallahu anh)'ın hayatı hep dini tebliğ etmekle geçti.
Bir dönem geldi ki, dini tamamıyla ortadan kaldırmak isteyen insanlar bir ordu toplayıp Müslümanların üzerlerine yürümüşlerdi. Burada da Mus'ab'a düşen dinini korumaktı.

İşte, Uhud'da sahabi, bu mükellefiyeti yerine getirmek için bir araya geldi. Aralarında Mus'ab da vardı. O gün elinde kılıç akşama kadar savaştı. Öyle savaştı ki, melekler dahi onu gıpta ile seyrediyorlardı.

Bir ara Mus'ab yediği son kılıç darbesiyle yüzüstü yere düştü. Hemen bir melek onun suretine girdi ve Mus'ab'ın kavgasını o devam ettirdi. Akşamüzeri Allah Resulü ona hitaben "Mus'ab!" diye seslenince melek, "Ben Mus'ab değilim Ya Resulallah!" dedi. Mesele anlaşılmıştı. Mus'ab çoktan şehit düşmüştü.
Biraz sonra, Allah Resulü ve bir grup sahabi, Mus'ab'ın naaşının yanındadır. Her iki kolu da omuzdan kopmuştur. Mus'ab'ın başını gövdeye bağlayan sadece deridir. Ve o sanki yüzünü bir yerden saklar gibidir.
Meselenin bundan sonrasını, zayıf bir rivayet bize şöyle anlatır: "Mus'ab'ın yüzünü niçin sakladığını ancak Allah Rasulü anlayabilmişti. Gözyaşları içinde sahabiye bu durumu şöyle anlatmıştı:
"Biliyor musunuz Mus'ab niçin yüzünü sakladı?
Birinci sebep şuydu; Kolu kanadı koptu. Artık Resulullah'ı koruyamayacaktı. Ya bu esnada biri Allah Resulü'ne saldırır da ben O'nun yardımına koşamazsam, diye düşündü ve yüzünü onun için sakladı.
İkinci sebep ise ben şu anda Rabb'imin huzuruna gidiyorum. Hâlbuki şu anda Resulullah'ı korumam lazım. Ya, Allah Resulü'ne bir şey yaparlarsa, ben Rabb'imin huzuruna hangi yüzle varırım, diye düşünüyor ve yüzünü Rabb'inden saklamaya çalışıyordu."
Koca sahabe Mus'ab yüzünü toprağa gömdü. Ya biz?...
Yüzümüzü nerelere gömelim? Sünnet-i seniyeyi yaşatmak için ne yapıyoruz? Ona layık ümmet olabildik mi? Böyle bir kaygıyı içimizde duyabiliyor muyuz?
Yüzsüzlükle önder zannedip peşine takıldıklarımız bizi Allah'a götürmüyor, uzaklaştırıyor. Resulullah'tan ayrı düşmeyi ne kadar dert ediyoruz?
"Dünyanı kurtar" diyenleri mi dinleyeceğiz hala. Ya ebedi saadet? Asıl onun kurtarılması gerekmiyor mu? Bir tohum olarak dünya toprağına atıldık. Tohumumuz acaba inkişaf mı ediyor, yoksa göz göre göre bu toprakta çürüyüp gidiyor muyuz? Yaşamasını beceremedik. Sünnet-i seniyye olmadan adam gibi yaşayamadık işte.
Allah Resulü şöyle buyuruyor: "Kim benim sünnetimden yüz çevirirse, o kimse benden değildir."
"Sizin birinizin hevası, benim getirdiğim şeriat hükümlerine tabi olmadıkça, o kimse mü'min sayılmaz."

Âlimlerden örnek verecek olursak;
Urve: "Sünnete tabi olmak dinin esasıdır."
Amir: "Sünneti terk ettiğiniz zaman helak olursunuz."
İbni Hazm: "Ateşten kurtuluş, Rabbimizin bizi yükümlü tuttuğu Kur'an ve sünnete dönüştedir."

Cüneyd-i Bağdadi: "Hakka giden bütün yollar, halka kapalıdır; ancak Resulullahın (sav) hal ve hareketine sarılıp sünnetine uyanların üzerinde bulunduğu Peygamberin (sav) yolu açıktır."

"Bizim gidişatımız, Kitap ve sünnetteki esaslarla sınırlandırılmıştır."

Joomla Templates and Joomla Extensions by JoomlaVision.Com

ALLAH-U ZÜLCELAL’DEN KORKMAK

Sevgi ile korku ilk bakışta birbirine zıt görünürler. Fakat hakiki sevgilerde, özellikle Allah-u Zülcelal'in sevgisinde korku da vardır....

KABİR

“...Sen o zalimleri can çekişirken bir görsen! Melekler ellerini uzatıp: "Haydi çıkarın canınızı bedenlerinizden!" derler. "Bugün...

ORUÇ

“Ey İman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, sizin üzerinizede farz kılındı. Olur ki sakınıp korunursunuz.”...

ALLAHU ZÜLCELAL’İN KULUNU SEVMESİ

Âlimlerden bir zat şöyle demiştir: “Sen Allah-u Zülcelal’i sevdiğin zaman O’nun seni imtihan ettiğini görürsen bil ki, O da seni...
Joomla Templates and Joomla Extensions by JoomlaVision.Com