Bir Allah dostu şöyle anlatmıştır: Bir gece ibadetimde gevşeklik oldu. Baktım geceleri ışığın üzerine kendini atan ateşböceği ışığın etrafında dolaşıyordu. Sabaha kadar yüzlerce defa döndü. Nefsime dedim; “Ey nefsim! bak sen gece ibadetinde gevşeklik ettin, bak bu hayvanın maksudu bu ışıktır, onun için yediyüzbin sefer kendini ona atıyor, yanıyor yine dönüyor yine kendini ışığın üzerine atıyor. Maksudundan ayrılmıyor. Allah-u Zülcelal'de senin maksudundur, ama sen ondan dönüyorsun.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem bir gün bir yerden geldi ve annemiz Hz. Aişe radiyallahu anha’nın evinde istirahate çekildi. Mübarek başını Hz. Aişe radiyallahu anha'nın dizinin üzerine koydu. Bu sırada Hz. Aişe radiyallahu anha: “Acaba Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem kıyamet gününde bizi hatırlayacak mı, hatırlamayacak mı?" diye düşünerek ağladı.
Allahu Zülcelal müminleri vasf ederken “Birbirine karşı merhametlidirler.” (Fetih; 29)diye buyurur.
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: “Allah, merhametli olanlara rahmetle muamele eder.
Öyleyse, sizler yeryüzündekilere karşı merhametli olun ki, semâda bulunanlar da size rahmet etsinler.