Dinimizde Noel kutlamalarının yeri yoktur. Nitekim Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Medine-i Münevvereye teşrif ettiğinde Medine halkının iki mukaddes günü vardı. İlkbaharda nevruz günü ile sonbaharda mihrican günü idi. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Medine halkına:
—Bunlar nelerdir? Diye sordu. Halk:
—Cahiliyette bu günlerde oynar şenlik ederdik! Dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
Allah-u Zülcelal birdir, ortağı da yoktur. O doğurmamış ve doğurulmamıştır. O'na hiçbir şey denk değildir. O yarattıklarından hiç birine benzemez. Eşi ve benzeri yoktur. Akla, hayale ve düşünceye gelen her şeyin dışındadır. Akıl ve hayalle tasavvur edilemez.
İsimleri, zati ve fiili sıfatlarıyla kaimdir, daima var olmuş ve olacaktır. O'nun için bir başlangıç ve son düşünülemez. Hiç bir şey O'nu ihata edemez, kuşatamaz. Celal ve Cemal sıfatlarında daim, noksan ve zeval vasıflardan münezzehtir. Yani, sıfatlarında, sonradan bir eksilme veya yok olma mümkün değildir. O, kendisini kendisinin övdüğü ve bildiği gibidir.
"O, (başlangıcı olmayan, bütün varlıklardan evvel mevcut olagelen) evveldir ve (sonu olmayan, herşey helak olduktan sonra devam edecek) ahirdir. Zahirdir, batındır. O, her şeyi bilendir." (Hadid; 3)
Kur'an-ı Kerim'de de belirtildiği gibi, temas, yerleşme, intikalden münezzeh bir şekilde arşı istiva etmiştir. Arş, O'nu taşıyamaz. Belki arş ve arşı hamil melekler, O'nun kudretinin lütfuyla tutunurlar. O, yerin dibinden arşın üstüne kadar her şeyin üstündedir. Fakat bu üstünlük O'nu enginlerden uzaklaştırmadığı gibi yükseklerde olan gök ve arşa da yaklaştıramaz.
Yerlerden yüksek olduğu gibi, gök ve arştan da aynı şekilde yüksektir. Bununla beraber O, her varlığa yakın, insana ise şah damarından daha yakındır. O, her şeyi bilir ve korur. O'nun zatı cisimlere benzemediği gibi, yakınlığı da cisimlerin yakınlığına benzemez. Hiçbir şeye hulûl etmez, hiçbir şey de O'na hulûl edemez. Zaman, kendisini hudutlamadığı gibi, mekan da kendisini içine alamaz. Zaman ve mekanı yaratmadan O var idi. Değişiklik ve intikalden münezzehtir.
Seyda Muhammed Konyevi, Adab, Reyhani Yay.
Gelecekte olacak şeyler hakkında bilgi sahibi olmak için başvurulan çeşitli yollara fal-falcılık denir.
Cahiliyye döneminde insanlar bir sefere, bir savaşa, bir ticarete veya herhangi bir işe teşebbüs edecekleri zaman üç zar veya ok çekerler yahud kuş uçururlardı.
Bu gibi şeylerden korunmak için Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "Ey iman edenler! İçki, kumar, putlar ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz." (Maide; 90)